« Önceki | Sonraki »

Çarşamba, Nisan 9, 2008

gidiş..

şavkı masum yüzüne yansımış gülümseyen yıldızların..
savrulmuş rüzgarla..
dansın mükemmeliydi bu çırpınış..

hiç bitmeyen şarkı
hiç solmayan bekleyiş..
ve serzenişlerden öteyedir bu gidiş..

kalbimin mahzenlerine dolan gri aydınlık
külfeti ağır, mahpuslara atılmış..

kurtulmak ne mümkün ellerinden..
kaldırımda düşmeden,
duvarlara çarpmadan,
nasıl ulaşırdık sevgiye?

çığlığım boşlukta yankılanır durur..
seni sevmek ??

Cuma, Nisan 4, 2008

senin için..

gözlerindeki tebessümü
iki nefes daha çekiyorum içime,
hapsetmeliyim seni..
kuytu köşesine,
yaralanmış kalbimin..

 

biliyorsun sana benziyor herşey..
hatta, gözlerindeki yaşlar bile Meryem'in..

 

durmalı zaman..
akmalı içine yalanın..
birde, kimyasal aşkların..

yaşıyoruz.. sorgusuz..


manası yok gecenin..
nede yarının..

yazdığım herşey sana,
yeni bir kitap için..


yeni bir hayat.. için..

Cuma, Nisan 4, 2008

istanbulu yaşıyorum..

istanbulu yaşıyorum..
yüreğimde kimsesiz sevdalar..
yollarım kırık,
patika izleri dudaklarımda..
ellerim kelepçeli,
çünkü adını anmaktan,
çünkü tadına varmaktan korkarım,
gelecek kaygısının..

 

sana verebilecek sevdam,
ve birde ruhum var 3 kuruşluk..
bana göre yeşil vadi,
bana göre kızıl güneş..
bana göre ilk ve son aşk..

 

istanbulu yaşıyorum,
şairin dediği gibi gözlerim kapalı..
yüreğim kilitli..

 

istanbulu yaşıyorum sen gibi..

Pazar, Mart 23, 2008

kimse yok senden baska!

tozlarını yutuyorum sokakların..
gözlerimdeki yaşların akacağı yer belliyken,
ellerimle tutmaya çalışıyorum içimdeki nefreti..
bir cigara daha sarıyor
sarhoş yüreğim..

 

yürüyorum, tozlarını yutuyorum sokakların..
gölgemden baskası yok ardımda ya da önümde,
birde kalbimde,
senden baska..

 

düşüyorum..
ellerimden tutacak yok!
gözyaşlarım susuyor..
nefretim üşüyor..
soğuk ellerimle,
tutunuyorum çaresizliğime..

 

kimse yok önümde ya da ardımda,
birde kalbimde senden başka..

Pazar, Mart 16, 2008

karanlık boğuyor..
aydın olsada değişmez kaderi yalnızlığın..
uzun..soğuk.. ve yakındı şairliğim..
kaybedilen,
kusursuz bir aşk..
sahipsiz..
kimseye yar olmayan..
belkide,
viran bir şehirdir bu söylenen şarkı..
gözlerimdeki fecrin anlamı yok..
ne esintisi rüzgarın,
nede güneşin nefesi..

kaybolan kimsesiz bir sevdadır..

aranan ruhu, kaybedenin..

Perşembe, Şubat 21, 2008

m.o.i.d - a.a.b.d.b.i.h.ö.d.

ne kalır ellerinde bir avuç gözyaşından başka,

hayallerin ne kadar yıkık,

ya da ne kadar soğuktur düşler diyarı..

 

bu yavaş adımların manası nedir?

ya da fevri dönmüş gözlerinin, uykusuzluktan!

rastgele bir ayrılığın, sonsuz yolculuğu mu bu..

 

hadi gülümse şimdi..

bugün hiçbir manası kalmadı mutlu doğumun..

 

mutlu olmak için doğduk!

ama artık bu doğum benim için hiç önemli değil..

 

 

Perşembe, Aralık 27, 2007

istanbul..

i stanbul..
s eyri alem..
t utku şehri..
a dı gizemli..
n eylesin gül, sensiz kısmeti..
b ayram edalı..
u ğrağı eksiksiz mabed..
l eyla senden güzelmiydi ?

Perşembe, Aralık 27, 2007

yoksul aşklara..

kimsesiz, çıkar arayışları nafile, uzun ve amaçsız köprü başlarında..
yalın ayakmış cocuklar kime ne ?
evet..
bana..
benim..
hatta birilerinin umurunda olması lazım yavan aşkların kusursuzluğu..
kuralarda adım yalnıza çıkmış..
kumlara, kusursuzca gömülmüş aşklar..

belki birgün,
lodos bize doğru eser de,
görürüz kimler kalmış yasaklığı ile kaderin..

ey külfeti ağır, susuz karamsarlığa bürünmüş ben..
sana çağırıyorum..
işte ben..
işte karşında ki..
kızıl toprağın otuna yumulmuş..
tuzsuz..
yalın..
ve kimsesiz ben..

sana sesleniyorum..
belki son çağrımdır bu..

umarsızsa kader sana karşı..
dik dur ezilme..
nasıl olsa doğacak güneş..
ve batacaktır karanlık gölgesinde umudun..
maviye gömüleceksin..
kıpkızıl..
güneşin o mağrur maviliğine..

adın koyulmuş olacak çocuk..
yeniden doğmuş gibi.. adın olacak mavi umut..

Perşembe, Aralık 27, 2007

kızım ve oğlum

kızım sana sesleniyorum..
doğacaksan eylülde doğ..
oğlum sana diyorum..
geleceksen, hazanda gel..


senin adın eylül..
senin taylan olacak..

yazıyorum kaderin bir köşesine..
nasıl olsa rabbim benim için yazmış kaderi..
ve simdi son sözüm..
ölüm sizi görmeden gelmesin bana..

Salı, Aralık 25, 2007

kırık döküktür düş..

kaç kere gittik kalemin ucundan, mevzulara dalmış, içinde yüklü miktarda mürekkep barındıran müsvette ortamlarına..bazen akasya, bazen meşe kokusu bazen de yakılmış gri sonbahar ormanlarına.. güzel olan ne kokusu ağacın, ne de dilimin ucunda ki kelimeler.. kalbimde yontulmuş bir şenlik var.. adı konmaya müsait.. kaçak sevgilere açık.. kırık düşlere doğru uzanmış köprülere benzer,

 

yalnızlığım kimsesiz,
kaskatı kesilmiş, yitik..
ve öylesine sarhoş ki..