« Önceki | Sonraki »

Çarşamba, Mart 28, 2007

yitip gitsem

tam ortasında kalmışım yalnızlığın..

ellerim, yangın kızılı,

gözlerimde umarsız bakışlar..

yitip gitmişim şehirlerin puslu karanlığında..

 

düşlerim kuru yapraklara yazılmış

kaybetmek tek seçimim..

kaçıp gitsem diyorum senden..

sonsuza dek kaybolsam..

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

4 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: missing86 | Tarih: 2007-06-08 14:47:04
    Konu: ...
    merhaba..
    blogun tamamını gezdim...
    söz kalmadı..
    sadece kocaman:
    ÇOK BEĞENDİM...
    cümlasını bırakıyorum sayfana...
    ........
    şansla kal...

    Bağlantı »

  2. Yazan: arzumeyp | Tarih: 2007-04-24 11:07:06
    Konu: GELDİĞİNDE BİZİM BLOGU BİR TİTRET İSTERSEN
    Sokaklara bir ad verdim her adı bir tat olup kaldı damağımda. Bir yüreğim Mardin de kaldı uçsuz bucaksız virane…

    Sokaklarına ayak izim , kahkahalarım , koşuşturmalarım ve yorulduğumda oturduğum kaldırımlar iz bıraktı. Sanki üzgün bir insan suretiydi takip ettiğim.

    Güzel Türkiye’min güzel Mardin’i…Kim üzdü seni böyle? Kim güzel masum çocuklarını öksüz bırakıp eğdi ayaklarımıza ? Bir kalem ve kağıt için insanların neden okumaya muhtaç kaldı ? Yoksa bizim ön yüzü çizilmiş , yazılmış ama arka yüzü pırıl pırıl kağıtları çöpe atmaya kıyar mıydık ? Şimdi daha yeni yeni büyüdüğümü hissediyorum yüzüne baktıkça.

    Hey gidi kültürleri kaynaştıran merdivenli şehir sana aşık olmak bu kadar ağır mı ? Hani temiz caddelerinde oynayan huysuz çocukların ? Hepsi neden böyle erken büyümüş ? Bizler daha gerçekleri yaşamda yeni kabullenmeye başlamışken sen nasıl olgunlaştırdın bu kadar insanı ?

    Sıcak bir gülümsemeyle karşılandığım sen ve insanların arasından yüzüne bakamadan dönüyorum bir avuç güneş batımının mirasıyla. Uzunca örülmüş duvarlar ve sıkıca kapanan kapılar ardında neler var miras bıraktığın bilmiyorum. Her bir taşına sevda , özlem eklenen taşların bakışları ya…Üşümeye başlıyorum o koca taşların soğuğunda.

    Karanlık çok güzel düşüyor göz bebeklerime sana baktıkça. Bir deli fırtına sana sarılarak sarmaş dolaş yatıyorum uzun bir sedirin üstünde. Hüzünlü bir bahar havasında askerimin gözleri , küskün , endişe dolu. Seni düşünüyorum suskun yüreğimde…

    Söylesene güzel şehir , bir konuşsana benimle sana aşık olmak bu kadar ağır mı ? Ben mutluluğun resmini yapamadım Abidin ? Ne çizebildim ne yazabildim. Kaldı elimde iki taşın birazda toprağın bir de iki üç çocuktan aldığım güzellik papatyası. Onlarda çantamda bakmaya kıyamadım.

    Şimdi yorgun bir günü kucaklama zamanı . Uyu güzel kız bu aşkı örülen duvarların içine göm…


    Arzum GÜNAY– { 22.04.2007}
    Mardin-Midyat

    ♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥

    Bağlantı »

  3. Yazan: arzumeyp | Tarih: 2007-04-19 08:46:20
    Konu: selamlar
    ***Güzel 2 mısra :)) ellerine sağlık arkadaşım

    Uzadı yine varolmayan saatler
    Ve yine yollara eklendi hasretler
    Ben bir pusuda
    Sen beklediğim tüm yollarda...
    Adını aşk koyamadık değil mi
    Yürek incinir diye...''OYSA''
    Uzaklığıda biz çizmedik mi şeritler halinde.
    Şimdi sana yaklaşıyor iri gözlerimin
    Nisan yağmurunun altında
    Bırak aksın akamadığı günlere inat...

    Bağlantı »

  4. Yazan: degirmenlerekarsi | Tarih: 2007-04-01 23:00:38
    Konu: yalnızlık ve düşler...
    Kendi yalnızlığında ve karanlığında yitip gitmekten daha vahim değildir şehirlerin kalabalığında hiç olmak...

    Artık hiç düş kuramamaktan ya da kurmaktan yorulmaktan daha çok acı vermez kuru yapraklarda yer alan düşlerimiz...

    Kaçmak...

    Bu da o kadar paradoks bir sözcük ve eylem ki...

    Aslında onunlayken nereye sığınabilirsin; O'ndan ne kadar kaçabilirsin...

    Bağlantı »